Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız,oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür!


Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız,oturacağınız yer, kendi kıçınızın üstüdür!


Nietzsche'nin felsefe öğretisi, kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak görülmektedir. Kendisinin bütün derdi, insanı akılcılığın kıskacından kurtarıp kendisi üzerinden düşünmesini sağlamaktır. Ona göre Tanrı ölmüştür ve insanlar Dünya'da yapayalnız kalmışlardır. Bu yüzden insanlar Tanrı'dan bekledikleri umut ve istekleri bir kenara bırakıp kendilerini Dünya'ya adamalılar. Böylelikle düşünce ile yaşam arasında bağ kurulması daha kolay olur.

Nietzsche, insanlara yeni değerler getirmeye çalışarak güçlü insanların egemenliğinde, çoğunluktan ibaret olan ve sürü olarak nitelendirdiği insanlıkta ilerlemenin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Sürü kendini feda ederek üst insanı belirleyecektir. Üst insan benim diyebilen, kendi gözleriyle gördüğü gerçekliği belirleyen insan olarak görülmektedir. Bütün varlığın temelinde daha güçlü olmaya yönelik irade vardır. Nietzsche'ye göre, insanoğlu sadece kendini korumak ve yaşamak istemez aksine asıl isteği daha da güçlü olmaktır.

Friedrich Nietzsche'ye ait bazı sözler :

1. İnsan ağaca benzer.ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse,o kadar kök salar yere, aşağılara,karanlığa, derinlere kötülüğe.
2. Gerçekten kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz
3. İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.
4. Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır.
5. Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh...
6. Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkca ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler.
7. Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az ..
8. Küçücük bağışlarla büyük mutluluklar kazanmak büyüklüğün bir ayrıcalığıdır.
9. İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır.
10. Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan ...
11. Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.
12. Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.
13. Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır.
14. Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki ...
15. Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.
16. Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur.
17. İnsan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görünsün, boşuna ! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.
18. İnsanların tarih boyunca farkına vardıkları aşılmaz zorunluluk, bu zorunluluğun ne aşılmaz ne de zorunlu olduğudur.
19. Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.
20. Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.
21. Sevilmiş olma isteği kendini beğenmişliklerin en büyüğüdür.
22. İnsanları şiddetle kendi üzerine çeken, bir oyunu her zaman kendi lehine çevirmiştir.
23. Çok düşünen ve uygulamalı düşünen, kendi maceralarını kolayca unutur, ama başından geçenlerin çağrıştırdığı düşünceleri hiç unutmaz.
24. Biri kendi düşüncesine bağlı kalır; çünkü ona kendi kendine ulaşmış olduğunu sanır. Öteki ise, onu zahmetle öğrendiği ve onu anlamış olmakla övündüğü için bağlıdır düşüncesine. Sonuç olarak, her ikisi de kendini beğenmişlik ...
25. İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.
26. Bir düşmanla savaşarak yaşayan kişinin, düşmanını hayatta bırakmakta yararı vardır.
27. Açıklanmamış karanlık bir konu apaçık bir konudan daha önemli sanılır.
28. Sadece karşıtları cansıkıcı olmayı sürdürdükleri için, arada bir, bir davaya bağlı kalırız.
29. Bir insan kendini hep çok büyük işlere adadığında, onun başka bir yeteneğinin olmadığı pek görülmez.
30. Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz olduğunu gizlice kavrayıveren kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü de değildir. İşte o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.
31. Gür ırmaklar kendileriyle birlikte bir çok çakıl ve çalı çırpıyı da sürükler; güçlü ruhlar da bir çok aptal ve mankafayı.
32. Bir insanın gerçekten ele almış olduğu düşünce özgürlüğü ile, onun tutkuları ve hatta arzuları da gizli gizli kendi üstünlüklerini göstereceklerini sanırlar.
33. Bir insan yoğun ve kılı kırk yararak düşündüğü zaman, sadece yüzü değil gövdesi de çekinceli bir havaya bürünür.
34. Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.
35. İnsan yığınlarının davranış biçimlerini önceden kestirmek için, onların güç bir durumdan kendilerini kurtarmak için hiçbir zaman çok önemli bir çaba göstermediklerini kabul etmek gerekir.
36. İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.
37. Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.
38. Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.
39. İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.
40. Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.
41. Bir konu hakkında hazırlıksız sorguya çekildiğimizde, aklımıza gelen ilk düşünce çoğu zaman bizim kendi düşüncemiz değildir; ama bizim sınıfımıza, konumumuza ve soyumuza ait olan sıradan bir düşüncedir sadece. Öz düşünceler pek ender olarak su yüzüne çıkarlar.
42. Bizzat kendimizde olan bir değeri övdüğü, okşadığı zaman mucizeyi de, usdışını da kabul ederiz.
43. Yarı-bilim tam bilimden daha üstündür. O, sorunları olduklarından daha kolay görür ve bununla görüşünü daha anlaşılır, daha inandırıcı kılar.
44. Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır.
45. Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.
46. Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.

Allah'ım! Bizi sen kaldır ki kimseler yıkamasın.


Sözün orijinali böyle değildi ufak bir değişiklik yaptık. Söz aslında Sadi Şirazi'ye ait "Allah'ım ! Beni sen kaldır ki kimseler yıkamasın." şeklinde...

Sadi Şirazi'nin diğer sçzleri için BURAYA tıklayın!..

Deprem Sözleri


En Erken Uyarı Sistemi, Belleğinizdir!

Sallanacak ,Vakit Yok!

Onları Onlarla da Anabilirdik.

Taş Taş Üstüne Olsun, Taş Baş Üstüne Olmasın

Ne Zaman Olacağı Değil, Ne Yapacağı Belli!

Orda Kimse Yok mu?

Deprem Öldürmez,Bina Öldürür!

Unutulmamış Unutkanlığımızdır DEPREM!…

Duyu Yetmez!

Unutmayın!Önceden hazırlıklı olmak,hayat kurtarır!

Sarsılalım ama yıkılmayalım!

Uygun yerlere ev yapalım, sonra pişman olmayalım.

Hafize Hala'nın 13 Dakikada Dünya Tecrübesi



Hafize Hala'nın 13 Dakika'da Dünya Tecrübesi

Gabriel Garcia Marquez Sözleri


Sen istediğinde sana âşık olmaması, sana âşık olmadığı anlamına gelmez.
Mutluluk kapsını kapadığında, bir diğeri açılır; ama biz kapanan kapıya o kadar bakarız ki, açılmış olan yeni kapıyı göremeyiz.
Yüreğin hafızası kötülükleri unutur, iyilikleri ise saklar ve büyütür. Ve bu hileli ustalık sayesinde geçmişin yüklerini kolaylıkla omuzlayabiliyoruz.
Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.
Günün birinde hepimiz sonsuza dek susacağız. Onun için sevdiklerinize şimdi 'Seni seviyorum.' demekten çekinmeyin.
Ruh eşini hala bulamadıysan üzülme.. Bu senin eşsiz bir ruhunun olduğunu göster...
Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmalısın. Çünkü onlar, kazanmak için herşeyi yaparlar.
Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.
Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse.
Önemli olan, hayatta başına ne geldiği değil, neyi nasıl hatırladığındır.
Birlikte gülüyorsanız mutluluktur, Birlikte ağlıyorsanız dostluktur; ama birlikte susuyorsanız bu aşktır...
İnsanı sadece sözler ele vermez, Gözler de içinde birşeyler gizler. Hatta sözler ne kadar inkar etsede; gözler herşeyi söyler.
Eğer biraz aklın varsa; mutluluk için istediği şartları bulamayınca, bulduğun şartlarda mutlu olmayı bilmelisin.
Her an gülümse, boşver ne düşündüğünü bilmesinler. Ve herşeye rağman patlat bir kahkaha, bırak neden güldüğünü merak etsinler.
Birini özlemenin en kötü yolu, yan yana oturduğun halde onu hiçbir zaman elde edemeyeceğini bilmendir.
Aslında kötü insan yoktur hayatın hiçbir evresinde, her insan huzur verir; kimi geldiğinde, kimi gittiğinde.
Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiçbir zaman ulaşamayacağını bilmektir.
Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile. kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.
Eğer ona bir şans daha veriyorsan, kendini birdaha kandırmayı göze alıyorsun demektir.
Kimi ne kadar düşünürsen düşün; "Düşüncelerin en derini, başına yastığa koyduğun an başlar.
Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren aynı kadın olmayabilir.
Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.
Ne kadar yaşayabileceğini biliyor musun ? O halde sarıl sevdiğine son nefesin gibi.
Fakirlik, elini cebine attığında boş olması değil; elini çıkardığında tutacak birinin olmamasıdır.
‎Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun? dedi. Öleceğini bildiği halde yaşadığını unutmuştu.
Hayır, ben zengin değilim. Parası olan fakir bir adamım. Zengin olmak ve parası olmak aynı şey değil.
Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten daha acı bir şey varsa, O da sevdiğinin seninle mutsuz olduğunu görmektir.
Benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. Çünkü ben, bana değer verenleri sevmekle meşgulüm.
Seni kıracak insanlar her zaman olacaktır; öyleyse güvenmeye ihtiyacın var, sadece dikkatli ol.
Zamanını seninle geçirmekle ilgilenmeyen biriyle zamanını harcama.
Asla unutmayın ki, bir evlilikte en önemli şey mutluluk değil, istikrardır.
Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.
Adalet… Topallayarak gelir fakat geldiği her yerde aynıdır.
Seni kıracak insanlar her zaman olacaktır; Yani güvenmeye ihtiyacın var, O halde onu boş insanlar uğruna harcama.
Ağzıma giren her şey beni şişmanlatıyor, ağzımdan çıkan her şey ise bana sıkıntı veriyor, beni utandırıyor.
Ucuz insanlara pahalı gelmen senin değil onların suçu. Unutma ki, İnsan anlayana çok, anlamayana eksik görünür. hepsi bu !
Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğinde gerçekleşir.
Konuşarak anlatılmaz herşey, bazen susmak yeter aslında. Unutma; Konuşmak bir ihtiyaç olabilir, ama susmak cevaptır anlayana.
Gitme zamanı gelmişse 'dur' demenin; Zaman geçmişse 'dön' demenin; Ve aşk bitmişse 'yeniden' demenin. Hiçbir anlamı yoktur.
Her erkek zeki, güzel, anlayışlı ve onu çok sevecek bi kadın ister. İyi güzelde adama sormazlar mı, bunları hakedecek ne yaptın.
Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.
Çok bekleyen, daha az olanı ümit etmeyi de bilir.
Bazen öyle konuşacaksın ki karşndaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bi susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek .
Keşke tanımasaydım dediğim kiç kimse olmadı benim. Keşke beni tanımasına izin vermeseydim" dediklerim oldu !
Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.
Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise zaten seni ağlatmaz.
İnsanı sadece sözler ele vermez, Gözler de içinde birşeyler gizler. Hatta sözler ne kadar inkar etsede; gözler herşeyi söyler.
Zamanı, onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.
Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın.
Daha iyi bir insan ol ve yeni bir insanla karşılaşmadan, o kişinin de senin kim olduğunu bildiğini ümit etmeden önce, kendisinin kim olduğunu bildiğinden emin ol.
Bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin.
Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.
Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.
Sen üşürken onun yokluğunda, O senin varlığından bile habersizdir.
Herşeyin bir sonu var, doğrudur ! ama en mutlu son haftasonudur.
Yaşanan her şeyin bir sebebi vardır.
Yazmayı sürdürmek isteyen ünlü bir yazar şöhrete karşı kendisini sürekli korumalıdır.
Bir adam babasına benzemeye başladığı anda yaşlandığını anlar.

Hasan El Benna Sözleri - Tavsiyeleri


1 Allahın kitabından bir cüzden az olmayan günlük bir virdin olsun Kuranı bir aydan fazla ve üçgünden az olmayacak bir sürede hatmetmeye çalış

2 Kuran okumayı, onu dinlemeyi va manalarını düşünmeyi güzelce yap

3 Siyer kitablarını ve selefi salihin tarihini vaktin elverdiği ölçüde oku Bu hususta en azından Hummat-ul İslam kitabını oku Peygamberimizin hadislerinden çok çok oku ve en az kırk hadis ezberle Bunlar da Nevevinin kırk hadisi olsun Akaid esasları ve fıkıh teferruatlarıyla ilgili bir risale oku

4 Genel sağlık kontrolünden hemen geç Herhangi bir hastalığın varsa ilacını al Kuvvete ve bedeni korumaya sebeb olan hususlara önem ver ve sağlığın bozulmasına sebeb olan şeylerden kaçın

5 Kahve, çay, vb uyarıcı meşrubatı çok içmekten uzaklaş, zaruret olmadıkça bunları içme Sigara içmekten kesinlikle sakın

6 Her hususta temizliğe önem ver Evinde, elbiselerinde, vücudunda, iş yerinde Çünkü bu din, temizlik üzerine kurulmuştur

7 Doğru sözlü ol asla yalan söyleme Peygamberimiz şöyle der: Doğruluk iyiliğe götürür. Kişi doğru söylemeye devam eder Allah katında sıddık olarak yazılıncaya kadar Yalan da kötülüğe götürür. Kişi yalan söylemeye devam eder Allah indinde yalancı olarak yazılıncaya kadar

8 Ahdine,sözüne ve vadine vefa göster. Şart ne olursa olsun bunlara muhalefet etme
9 Cesaret ve büyük bir dayanma gücüne sahib ol. Cesaretin en faziletli olanı da hakkı haykırmak, sır saklamak, hatasını itiraf etmek, insanların hakkını vermekte insaflı olmak ve hiddet anında nefsine hakim olmaktır

10 Devamlı vakarlı ol ve ciddiyeti tercih et Vakar seni, doğru şakadan ve tebessümden de alıkoymasın

11 Çok Hayalı ve ince şuurlu ol, iyilik ve kötülüklerden çok etkilen. Birincisine sevin ikincisine üzül Zillet, yaltaklanma yağcılık derecesine varmadan mutevazi ol. Devamlı mertebenden azını iste ki ona ulaşasın

12 Adaletli ve bütün durumlarda doğru hükümlü ol Kızgınlık sana iyilikleri unutturmasın, Rıza gözünü kötülüklerden kapama Düşmanlık seni iyilikleri unutmaya sevketmasinNefsinin ya da insanlardan en yakının aleyhinde ve acı da olsa söyle

13 Çok faal ol, umumu ait hizmetlerde yetişkin ol Başkalarına bir iş sunabildiğin zaman mutluluk ve sevinç hisset Hastalara başvur, muhtaçlara yardım et, zayıfları koru, felaketzedelerin güzel söz de olsa acılarına ortak ol Devamlı hayır işlere koş

14 Kalben merhametli, mert ve musamahakar ol Affet, yumuşak ve halim ol Hem insanlara, hem hayvanlara yumuşak davran, bütün insanlarla muamele ve gidşatın güzel olsun İslamın içtimai adabını muhafaza et Küçüklere merhametli büyüklere saygılı ol Meclislerde başkasına yer ver Tecessüs yapma, bağırıp çağırma giriş ve ayrılışta izin iste

15 Okuma ve yazmanı sağlamlaştır Müslüman kardeşlerin risale, gazete ve dergilerini çokça mütalaa et Küçük de olsa kendine ait bir kütüphanen olsun İhtisas sahibi isen branşın da derinleş Genel meseleleri (islami) öylesine değinmelisin ki onları tasavvur edebilecek ve islami düşünceye mutabık hüküm verebilecek imkanı sana versin

16 Ne kadar zengin olursan ol, ekonomik bir işle uğraş Sönük de olsa serbest bir meslek edin İlmi mevhibelerin ne kadar olursa olsun birişle uğraş

17 Hükümet vazifelerine düşkün olma ve onları rızkın en dar kapısı olarak bil Ama sana verildiği zaman reddetme Davanın vecibeleri ile tamamen çatışmadığı müddetçe bu vazifelerden ayrılma

18 Güzellik, sağlamlık, hilesizlik ve söze sadakat hususlarında vazifeni eksiksiz ifa etmeye çok düşkün ol

19 Başkalarında olan hakkını iyilikle almaya çalış üzerinde olanı da eksiksiz iade et Durumun müsait olunca borçlarını kesinlikle erteleme

20 Gaye ne olursa olsun kumarın her türlüsünden uzaklaş Ardında aciz bir kör olsada haram kazançdan sakın

21 Bütün muamelelerinde faizden kaçın ve kendini bu mikroptan temizle

22 İslamın iktisadi müesseselerini ve mamullerini teşvik etmek suretiyle islamın genel servetine hizmette bulun Durum ne olursa olsun, bir kuruşunun dahi müslüman olmayanların eline geçmemesine çalış

23 Malının bir kısmı ile davaya katıl, üzerine farz olan zekatını cemaate ver Gelirin ne kadar az olursa olsun, ondan fakir ve yoksullara bir hak ayır

24 Az da olsa malının bir kısmını beklenmedik hadiseler için ayır ve katiyyen lüks eşyaya kapılma

25 Hayatın bütün görüntülerinde elinden geldiği kadar islami örf ve adetleri yaşatmaya, yabancıadetleri yok etmeye çalış Mesela selamlaşma, dil, tarih, kılık, kıyafet, ev eşyası, üzülme, sevinme bütün bunlarda sünneti takib et

26 Gayri islami bütün mahkeme ve hükümlerden, islami fikrinle çatışan klüp, gazete, okul ve kuruluşlardan tamamen ilişkini kes

27 Her zaman Allahın murakabesinde olduğunu unutma, Ahreti hatırla ve ona hazırlık yap, Allahın rızasına ulaştıran suluki merhalelerini azim ve himmetle kat etNafile ibadetlerle ona yaklaş Geceleyin namaz kılmak, en azından ayda üçgün oruç tutmak, kalbi ve lisani zikri çokça yapmak ve çeşitli hallerde varid olan dualarla meşgul olmak bu kabildendir

28 Taharetini güzelce yap ve devamlı abdestli bulunmaya çalış

29 Namazını güzelce kıl, onu vaktinde eda et ve cemaat üzerinde ısrarla dur

30 Ramazan orucunu tut gücün yetiyorsa haccını eda et, yetmiyorsa ona hazırlan

31 Devamlı kalbinde cihad etme niyetini ve şehid olma sevgisini taşı, gücün yettiğince bunlara hazırlan

32 Durmadan tevbe istiğfar et Küçük büyük tüm günahlardan sakın Uykudan evvelki bir müddeti nefsini muhasebeye ayır Zamanını değerlendir Çünkü vakit hayattır Boşa vakit geçirme Şüpheli şeylerden kaçın ki harama düşmeyesin

33 Nefsinle şiddetli bir şekilde mucadele et ki, onun yularını ele alasın; gözünü haramdan ayır Duygularına hakim ol İç güdülerine karşı mukavemetli ol Onu daima helale ve güzele yönelt Onunla haram arasında engel ol

34 İçki, sarhoş edici ve gevşeklik verici maddelerden ve bu kabilden olan her şeyden tamamensakın

35 Kötü arkadaşlardan, bozguncu dostlardan ve fısk-u fucur yerlerinden uzaklaş

36 Eğlence yerlerine yaklaşmak şöyle dursun, onlara karşı bir savaşa girişmelisin bütün konfor ve rehavet görüntülerinden uzaklaş

37 Mensub bulunduğun ketibenin mensublarını iyice tanı ve kendini tanıt Sevgi, takdir, yardımve tercih gibi kardeşlik haklarını mükemmel bir şekilde yerine getir ve onların toplantılarına katıl Kahir bir özrün ol madıkça toplantılarından geri kalma Muamelelerinde devamlı onları kendine tercih et

38 Özellikle emredildiğin zaman bağlantılı olduğun ve düşüncene yararı olmayan tüm kuruluşlardan ilişkini kes

39 Her yerde davanı yaymaya çalış, Önderlik senin her hallerine vakıf olmalıdır Önderliği direkt etkileyen bir işi danışmadan yapma

40 Sürekli cemaatle ruhen ve amelen bağlantılı ol ve kendini daima kışlasında emir bekleyen birasker gibi kabul et

Kemal Tahir Sözleri


Osmanlılık, bir tarih döneminde, çok önemli bir coğrafya alanında, çok onurlu bir insanlık görevi yüklenmştir. Osmanlılık, kolektif dehayla kurulmuş bir dünya imparatorluğudur. Salt geçmişi değil, taşıdığı insan değeri ve özelliğiyle ne kadar görünmezden gelinmek istenirse istensin, geleceğimizi de etkileyecek bir deha eseridir. Anadolu Türk dehasının en büyük eseridir...


Gerçekten uzak düştüğümüzü, gerçek olaylar bile bize anlatamıyorlarsa, rezilliğimizi hiçbir kuvvet, hiçbir palavra örtbas edemez.

Neyi niçin aradığını önceden bilemiyorsan, hiçbir yerde, hiçbir şeyi bulamazsın. Yanıldığının ispatını bile..

Romanın temeli bilgi, büyük romanın temeli bu bilgiyi de aşabilmektir.

Korkuların bulunduğu yerde, bildiğimiz toplumsal suçluluk duyguları vardır. eğer bu böyle olmasa, bütün bir toplumu, delilikle, ruh hastalığına tutulmuşlukla nitelemek gerekir.

Sanatçının en büyük rakipleri hayatın bizzat kendisinden başka kendinden önce yaşayıp ölmüş büyük sanatçılardır.

Bir sanatçı, eserlerinde aramayı bırakıp hissettiği ve düşündüğü şuurla ifadeye başlamışsa kendisini bulmuş demektir.

Bir milletin edebiyatı o milletin sosyal hayatına, bu hayatın karakterini tayin eden sosyal münasebetlere bağlıdır. Tıptı iç ve dış politikası da aynı suretle sosyal hayatına ve bu hayatı karakterize eden münasebetlere nasıl bağlıysa..

Hiçbir milletin sanatı yüzdeyüz yerli olamadığı gibi, yüzdeyüz yabancı kopyacılığı ile de var olamaz. Toplumların iç kanunlarında olduğu gibi dış kanunlarında da insanların birbirleriyle alış-verişe girmeleri, kaçınılmaz bir var olma şartıdır. Başka memleketlerin sanat ve fikir eserleriyle kurulacak ilintiler bu açıdan ölçülüp biçilmelidir.

Sanatçının politika yapması, iyi sanat yapmasıyla mümkündür.

Gerçek sanatçılar için en büyük zorluk iktidardaki güçlerle beraber olmaktır. en büyük kolaylık da, elbette, bu güçlere karşı olmak.

Kötü politikacı, politikanın içine rahatça yerleşen, giderek onun pisliklerinden zevk almağa başlayan heriftir.

Bir sanat tarihi için en büyük tehlike, sadece şekiller ve meseleler tarihi haline gelmesidir. Çünkü sanat eserleri sadece şekiller ve meseleler için meydana getirilemez. Çok daha önemli olarak dünya görüşlerini, yaşama şartlarını, inançlar ve bilinçleri yansıtırlar.

Tarihten kaçmak, namustan, doğruluktan, bilgiden kaçmaktır.

Sanat, bir küçücük kaytarmacı, devşirme bunaltı ilacı, gönül eğlencesi, çocuk oyuncağı değildir.

Büyük bir tarihi olmayan, böyle büyük bir tarihe dayanmayan toplumlar, hiç bir şart altında, bir büyük milli edebiyat-sanat yaratamazlar, böyle büyük bir edebiyat ve sanat yaratamadıkça da dünya edebiyat ve sanatının vardığı çizgiye katiyen ulaşamazlar.

Şairlerini gerçekten seven, onlara gerçekten saygı duyan bir toplumun, hele bu toplumu idare eden, bu toplumda etkisi bulunduğu bilinen güçlerin ödevi, şairlerinin kusurlarına bakmamaktır.

Yığını anlamak insanı anlamak değildir. İnsanı anlamayınca yığını anlıyorum sanmak, kendini aldatmaktır.

Sanata en büyük sahtecilik, milli kalıplara yabancı özler doldurmakla olur.

Hiçbir sanat eseri yüzde yüz yerli olmadan büyük olamaz Yerli olmanın şartı, biçimde olduğu kadar özde de yerlileşmektir.

Yabancı olan her şeyden, ancak, onu, milli kültürümüzle aşabildiğimiz takdirde yararlanabiliriz.

Bilimde, fende, kısacası bütün insan yaratıcılığının ürünlerinde olduğu gibi, bütün batı sanat eserlerinin yaratılmasında, yeniden anlamlandırılmasında, bütün insanlık gibi, bizim de, Türk insanının da gerçek alın terimiz, gerçek payımız vardır. Bu paya ancak, onları kendi milli kültürümüzle aşarak sahip çıkabiliriz.

Sanatta önemli olan, bir kelimenin şöyle veya böyle söylenmesi değil, neyi anlatmakta oluşudur. Biz, insanlarımızın hangi seslerle konuştuğunu değil, neler söylemek istediklerini, dünyayı nasıl gördüklerini merak etmeliyiz.

Akla esen her kelimeyi teklif ederek bir dilin zenginleşeceği inancı, dil bilgisi diye bir ilim kolunun var olduğunu inkar etmekle birdir.

Bir milletin entelektüel özellikleri yüksek bir seviyeye ulaşamaz, dil ruhtan mahrum olursa orada büyük bir nesir doğamaz.

Şiir gerçek mahiyette müzikten ayrılamaz.

Düşüncenin hür olması ve ilerlemesi için nesrin gelişmesi gerektir.

Milletin dili ruhudur, ruhu da dili...

Düşünceyi ve ruhu ancak gerçek sanatçı dile getirir.

Dil ve hayat ayrılmaz kavramlardır.

Kültürle dil birbirlerinden ayrılmazlar. İkisi bir arada gelişirler. Dilde üstünlük yaratamayan bir milletin düşünceleri de kapalı, dar ve sınırlı kalır.

Bugün içinde debelendiğimiz ekonomik-sosyal zorluklarımızın kaynağı, Ondokuzuncu yüzyıl başından bu yana batılı sömürücü (emperyalist) güçlerin, kendi çıkarlarına göre bizi batılılaşmaya zorlamalarından ve bizim bu zorlamaya bilir bilmez koşulmuş olmamızdandır.

Kimseye kitap tavsiye etmem. Eğer tavsiye ettiğim kitaba layıksa onu araya araya kendisi bulur. Layık değilse hediye etsem okumaz, hatırım için okusa da anlamaz.

Sevmek de yanlış bir hareket olur, icap etmeyen yerde kullanırsak.

Dünyada, bir Türk minyatüründeki dünyadan daha tuhaf, daha bahtiyar ve daha lezzetli bir dünya olamaz.

Bildiğimiz kadar yaşarız.

İki çeşit insanla konuşmağa doyulmaz. Ya hakikaten basit, yahut da, hakikaten alim olmalı.

Dünyayı düzeltmek kabildir. Buna inanmak için "adam sen de bana ne" demekten başka bir söz aramak kafi.

Sevimli adam, sözlerimizi dikkatle dinleyen midir, yoksa söylediklerimizle kulak asmadan bize hak veren mi, henüz anlayamadım.

Yollarda, yol parası verdiğimiz için yürümeyiz. İşimiz vardır.

Yüzmek, balık taklidi yapmaktır.

Şarlo, komik bir adam olmadığı için büyüktür.

Bir memlekette hakiki ve köklü ve ömürlü realist eserler yaratılabilmesi için, halk kitlelerinin sanatla daha yakından ve aha büyük kalabalıklar halinde ilgilenmesi lazımdır.

Atom gücü, süper devletleri, dünyanın efendisi yapacak yerde, kendi icat ettikleri zincirlerle kendi kollarını bağlayan avanak maymunlara çevirmiştir.

Sanatta hiçbir yeni buluş, yeni fikir, eski pisliklerle yanlışları haklı çıkarmak için kullanılamaz.

İstatistik

Lifestyle Blogs